1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası nedeniyle İstanbul’da basın toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman, Onkoloji Uzmanı Dr. Esat Namal, Psikoonkolog Psikoterapist Ceren Camadan, Diyetisyen Yasemin Güzel ve Şarkıcı Betül Demir katıldı. Toplantıda kanserle mücadelede erken teşhisin belirleyici rolüne dikkat çekilerek, toplumun bilinçlendirilmesinin önemine vurgu yapıldı. Türk Kanser Derneği yetkilileri, ücretsiz kanser taramalarının önemine dikkat çekerek vatandaşları bu hizmetlerden faydalanmaya davet etti. "Kanserden değil, geç kalmaktan korkulmalı" mesajının verildiği toplantıda, erken teşhisin hayat kurtardığı bir kez daha hatırlatıldı.
Dernek bünyesinde faaliyet gösteren ‘Mucize Evi’ ile ileri evre kanser hastalarına destek sağlandığı belirtilerek, bu çalışmalara kamuoyunun destek vermesi çağrısında bulunuldu.
Dernekte gönüllü olarak kanser hastalarına ve hasta yakınlarına destek veren Psikoonkolog Psikoterapist Ceren Camadan, "Psikoloji, kanser sürecinin aslında önemli bir bölümünü oluşturuyor. Kanser çoğu zaman "eşittir ölüm" algısıyla anılıyor. Eskiden, ailelerdeki genetik yatkınlık nedeniyle "Benim de kanser olma ihtimalim var, çünkü ailemde geçmişte kanser nedeniyle vefat eden çok kişi var" düşüncesi yaygın şekilde oluşabiliyordu. Ancak günümüzde bilimsel çalışmalar, kanserlerin önemli bir kısmında psikolojik faktörlerin etkili olduğunu gösteriyor. Bu etki genellikle bastırılmış duygular üzerinden değerlendiriliyor. Danışanlarımızın geçmiş 5 yılı incelenerek, bu süreçte bastırdıkları duyguları ifade etmeleri sağlanıyor. Çünkü yapılan araştırmalar, organların psikolojik anlamları olduğunu ortaya koyuyor" dedi.
Kanseri ‘ölüm’ olarak değerlendirmek yerine bedeni, "Artık kendine dön, kendini fark et" mesajı veren bir sistem olarak ele aldıklarını belirten Camadan, "Hayatın akışı içinde iş, aile veya sosyal çevre kaynaklı birçok problemle karşılaşabiliyoruz. Önemli olan açık iletişim kurabilmek ve duyguları bastırmamaktır. Hayatta her zaman çok güçlü, çok iyi ya da mükemmel olmak zorunda değiliz. Kendimize alan tanımalı, iyi olmadığımız durumları ve bizi rahatsız eden konuları ifade edebilmeliyiz. Aşırı fedakarlığın ve tahammülün zamanla psikolojinize zarar verebileceğinin farkında olmak gerekir. Kişi kanser olduğunda, yakınlarının "Sen çok güçlüsün, bunu atlarsın" ya da "Ne var ki, daha önce neleri atlattın" gibi baskı kuran ifadeler kullanmaması gerekir. Çünkü o kişi güçsüz hissedebilir ve kendini iyi hissetmeyebilir. Yakınların da bu süreçte kaybetme kaygısı yaşaması doğaldır; ancak kanser hastasının yakınları da görünmeyen bir stres ve yük taşır. Onlar da adaptasyon sorunları yaşayabilir ve yeni roller üstlenmek zorunda kalabilirler. Bu nedenle hem hasta hem de hasta yakınlarının birlikte ele alındığı, multidisipliner bir yaklaşım benimsenmelidir. Ücretsiz kanser taramalarını aksatmamak da oldukça önemlidir. "Kötü bir sonuç çıkabilir" düşüncesiyle taramadan kaçınmak, aslında hayatı riske atmak anlamına gelebilir. Erken tanı, hayat kurtarır" diye konuştu.
"Antidepresan kullanımı bazı durumlarda kanser hastalarında görülebilir"
Camadan, antidepresan kullanımının bazı durumlarda kanser hastalarında görülebildiğini belirterek, "Uyku problemlerinin de bu süreçte sıkça ortaya çıktığı bilinmektedir. Bununla birlikte, hiç antidepresan kullanmadan kanser tanısı alıp kaygı, vitamin eksikliği veya uyku problemleri yaşayan hastalar da olabilir. Bu durumların, karaciğeri daha fazla yormadan ve antidepresan kullanımına gerek kalmadan, doğru vitamin destekleriyle yönetilmesi mümkündür. Bu vitaminler, hastaların duygularını bastırmadan ifade etmelerine ve terapötik süreçlerde kendilerini daha sağlıklı şekilde aktarmalarına da yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı.
"Kanserden neden korkulmayacağına dair rehberlik hizmeti veriyoruz"
Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman, "Her yıl yaklaşık 240 bin yeni kanser vakasıyla karşılaşıyoruz. Bu vakaların yarısı sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve düzenli taramalarla önlenebilmiş olsaydı, bu sayıyı yarıya indirmek mümkün olabilirdi. Bu nedenle erken teşhis, kanserde son derece önemlidir. Sevdiklerimize ve birbirimize travma yaşatmamak adına, Türk Kanser Derneği’nin ücretsiz tarama hizmetlerinden faydalanılması gerektiğini özellikle vurguluyoruz. Ayrıca geç evrede tanı almış hastalarımızın da korkmaması gerektiğini, günümüzde bu hastalık için çözümler bulunduğunu onkologlarımızla birlikte anlatıyoruz. Psikolojik durum da bu süreçte büyük önem taşımaktadır. Psikoonkologlarımız bu konuyu detaylı şekilde ele almaktadır. Beslenme düzeni, günlük yaşamda maruz kaldığımız faktörler ve genel yaşam alışkanlıklarımız oldukça belirleyicidir. Bu nedenle daha sağlıklı nasıl yaşanabileceği, taramaların nasıl yapılması gerektiği ve hangi faktörlerden uzak durulması gerektiği konusunda halkımızı bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Lütfen korkmayalım, aksine sürecin üzerine giderek bilinçlenelim. Korkan bireyler için de burada rehberlik hizmeti veriyoruz. Dileyenler bize ulaşabilir; neden korkmamaları gerektiğini farklı yönleriyle kendilerine anlatabiliriz" dedi.
"Obezite, son dönemde öne çıkan önemli kanser risk faktörlerinden biridir"
Kanser vakalarının yaklaşık Yüzde 30-40’ının önlenebilir nedenlerden kaynaklandığını vurgulayan Onkoloji Uzmanı Dr. Esat Namal, şunları söyledi:
"Bu nedenle, çoğu insanın bildiği ancak uygulamakta zorlandığı bazı temel öneriler bulunmaktadır. Sigara içmemek, sağlıklı ve dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, mümkün olduğunca kilo almamak önemlidir. Obezite, son dönemde öne çıkan önemli kanser risk faktörlerinden biridir. Bunun yanı sıra, mümkün olduğunca stressiz ve daha mutlu bir yaşam sürmeye çalışmak, kanseri davet etmemek adına önem taşır. Ancak tüm bu önlemlere rağmen, maalesef kanser herkes için ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Günümüzde dünya genelinde, kalp hastalıklarından sonra yaşam kaybında ikinci sırada yer almakta ve görülme sıklığı her geçen gün artmaktadır. En kritik konu erken teşhistir. Kanser erken evrede tespit edildiğinde, günümüzde gelişen tıbbi imkanlar sayesinde tamamen tedavi edilebilmekte, yani kür sağlanabilmektedir. Herkesin, Türk Kanser Derneği’nin sunduğu ücretsiz kanser taramalarına düzenli olarak gelmeleri için davet ediyoruz."
Şarkıcı Betül Demir: "Muciz Evi’ne desteklerinizi bekliyoruz"
Şarkıcı Betül Demir, "Kanseri tetikleyen şeylerden biri korkudur ve bu korkuyu en çok tetikleyen unsurlardan biri strestir. Zaten dünya yeterince zorlu bir yer ve giderek de daha karmaşık hale gelmektedir. Ancak tüm bunlara rağmen yaşamın ne kadar değerli ve güzel olduğunu, sağlıklı bir yaşamın mümkün olduğunu ve bunun stresle başa çıkarak sağlanabileceğini fark edebiliriz. Kanserden değil, geç kalmaktan korkmalıyız. Hasta olma korkusu özellikle kanser gibi ciddi hastalıklar söz konusu olduğunda daha da belirgin hale gelir. Bu nedenle teşhis ve tarama süreçlerini erteleme eğilimimiz bulunmaktadır. Toplum olarak bu erteleme davranışı da başlı başına büyük bir stres kaynağıdır. Erteledikçe, maalesef daha ileri evrede kanser vakalarıyla karşılaşabiliyoruz. Elbette günümüzde tıp ilerlediği için bu hastalar da çeşitli tedavilerden faydalanabilmektedir; ancak yine de asıl önemli olan geç kalmamaktır. Bu yüzden kanserden değil, geç kalmaktan korkmalı; kendimize iyi bakmalıyız. Sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yaşam sürmek mümkündür. ‘Mucize Evi’ne desteklerinizi bekliyoruz. Burada, ileri evre kanser hastalarının ihtiyaçlarına yönelik önemli çalışmalar yürütülmekte ve onlara destek sağlanmaktadır. Bu kapsamda katkılarınızı ve desteklerinizi bekliyoruz" dedi.






Yorumlar