Eğitim-Bir-Sen ev sahipliğinde düzenlenen ve dünya genelinden yüzlerce eğitimciyi tek çatı altında buluşturan "İstanbul EdUnion Forum 2026", "Küresel Belirsizlikler Çağında Eğitim ve Emek: Ortak Sorunlar, Ortak Çözümler" ana temasıyla kapılarını açtı. Toplam 55 ülkeden 67 eğitim sendikası ile uluslararası ve bölgesel örgütleri temsil eden 132 sendika liderinin katılım sağladığı dev organizasyonda, küreselleşen dünyada eğitimin geleceği ve emek mücadelesi çok boyutlu olarak masaya yatırıldı. EdUnion Forum 2026’da eğitimde teknoloji, göç ve emek dayanışmasının önemine dair mesajlar verilirken, foruma Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Cihad Demirli, İstanbul Valisi Davut Gül, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve uluslararası alanlardan çok sayıda temsilci katıldı. Düzenlenen panelin ardından Eğitim Temalı 9. Uluslararası Kısa Film Yarışması ile Eğitimden Bir Kare 8. Ulusal Fotoğraf Yarışması ödül töreni gerçekleştirildi.
"Yapay zekayı önemli bir öğrenme ortağı olarak görsek de merkezi rolün öğretmene ait olduğunu açıkça ifade ediyoruz"
Ödül töreninde konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Cihad Demirli, eğitim sistemlerinin en temel sorusunun "nasıl bir insan yetiştirmek istendiği" olduğunu ve bakanlığın tüm projelerini bu doğrultuda şekillendirdiğini belirtti. Türkiye’nin son 23 yılda eğitim altyapısına devasa yatırımlar yaptığını vurgulayan Demirli, 2002 yılından bu yana sınıf kapasitesini yüzde 108, öğretmen sayısını ise yüzde 125 oranında artırdıklarını söyledi.
Fiziksel ve dijital altyapı sorunlarını büyük ölçüde geride bıraktıklarını ve artık eğitimi nitelik yönünden tahkim ettikleri bir dönemde olduklarını ifade eden Demirli, şöyle konuştu:
"Binalar, sınıf ve teknolojik cihazlar eğitimde amaç değil, ancak birer araçtır. Güçlü bir eğitim sistemi, o sınıfların içinde yetiştirdiği insanın niteliğiyle anlam kazanır. Bu dönüşümün asli taşıyıcı unsuru ise öğretmenlerimizdir. Bakanlık olarak eğitim süreçlerinde yapay zekayı önemli bir öğrenme ortağı olarak görsek de merkezi rolün öğretmene ait olduğunu açıkça ifade ediyoruz. Rehberlik eden, değer aktaran ve öğrenme ortamını şekillendiren güç yine öğretmenlerimizdir. İnsanlığın karşı karşıya bulunduğu küresel sorunların çözümü de nihayetinde eğitimden geçmektedir. Elimizdeki güçlü teknolojik ve fiziksel altyapıyı kuru bir bilgi aktarım mekanizması olmaktan çıkarıp; eğitim süreçlerini beceri, anlam ve değer merkezli bir bütünsel yapıya taşımayı hedefleyen ’Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ adı altındaki paradigma dönüşümünü hayata geçiriyoruz."
"Sadece eğitmek yetmiyor, eğitimin içine merhamet ve vicdanı da katmak gerekiyor"
İstanbul Valisi Davut Gül, forumun İstanbul’da gerçekleştirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek başladığı konuşmasında, eğitimin evrensel boyutuna ve küresel etkilerine dikkat çekti. Türkiye’deki eğitim yatırımlarına değinen Vali Gül, eğitime ayrılan bütçenin bakanlıklar arasında birinci sıraya yükseldiğini hatırlatarak okulların artık sadece sınıflardan ibaret olmadığını; sosyal donatılar, kütüphaneler ve spor salonlarıyla gençlerin hayatına dokunan alanlara dönüştüğünü belirtti.
Eğitimin sadece bilgi yüklemekten ibaret olmaması gerektiğinin altını çizen Vali Gül, şu ifadeleri kullandı:
"Eğitim, tıpkı iklim gibi küresel bir mesele. İyilikleri de, kötülükleri de birbirini etkiliyor. Savaşlara, göçe ve sorunlara baktığımızda bilginin kötüye kullanılmasının sonuçlarını daha net görüyoruz. Bu yüzden sadece eğitmek yetmiyor; eğitimin içine merhamet ve vicdanı da katmak gerekiyor. İnsanlığa hayırlı işler yapmasını teşvik etmek, eğitimcilerin omzundaki en büyük yüklerden biridir. Burada her ülke birbirinden bir şey öğrenecek. Eğitim emektarlarının söyleyeceği sözler, dünyadaki iyi örneklerin çoğaltılmasına ve eğitimin herkes için temel bir insan hakkı olarak uygulanmasına vesile olacaktır."
"Belirsizlikleri güvene dönüştürecek yegane formül emek dayanışmasıdır"
Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise konuşmasında, forumun entelektüel bir tartışmanın ötesinde küresel kapitalizmin çarkları karşısında emeği ve eğitimi savunan güçlü bir duruş olduğunu ifade etti. Türkiye’nin son yıllarda eğitim, göç ve insani yardım gibi alanlarda çok önemli tecrübeler biriktirdiğini belirten Yalçın, milyonlarca göçmen çocuğun eğitim sistemine entegrasyonundan, öğretmenlik mesleğinin kurumsal olarak güçlendirilmesine kadar insan merkezli pek crisis yönetimlerine ev sahipliği yaptıklarını aktardı.
Küresel krizler ve belirsizlikler karşısında sivil diplomasinin ve sendikal iş birliğinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Yalçın, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bugün insanlık aynı anda ekonomik kırılganlıkları, iklim krizini, göç hareketlerini ve yapay zeka devrimini yaşıyor. Belirsizlikleri güvene dönüştürecek yegane formül emek dayanışmasıdır. Forum kapsamında düzenleyeceğimiz çalıştaylarda; savaş ve göç kıskacında eğitimi, dijital devrim ve yapay zekanın eğitime etkisini, küresel yoksullukla mücadeleyi, kadınların çalışma hayatındaki yerini, engelsiz eğitimi ve güvencesiz istihdam gibi hayati başlıkları enine boyuna tartışacağız. Dünyanın farklı coğrafyalarındaki sorunlar birbirinden bağımsız değildir; Asya’da göç yolunda kaybolan bir nesille, Ortadoğu’da sesini duyuramayan bir öğretmenin geleceği birbirine bağlıdır."
"Kültürlerarası köprü: İstanbul"
Ödül töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu da İstanbul’un tarihi misyonuna vurgu yaptı. İstanbul’un medeniyetleri ve fikirleri buluşturan kadim bir kimliğe sahip olduğunu belirten Mumcu, dünyada yaşanan dijital dönüşüm, ekonomik kırılganlıklar ve göç hareketleri çağında eğitimin ve emeğin korunması adına 55 ülkeden sendika liderlerinin bu çatı altında buluşmasının büyük bir sivil diplomasi başarısı olduğunu ifade ederek organizasyona katkı sunanlara teşekkürlerini iletti.
Program, eğitim temalı kısa filmlerin gösterimi, fotoğraf sergisinin açılışı ve dereceye giren eser sahiplerine ödüllerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
.png)






Yorumlar